| EPOKSİ UYGULAMA ŞARTNAMESİ |

| EPOKSİ, solventsiz sentetik reçineden oluşan iki bileşenli formülasyondur. |
Yüzey sıcaklığı 10°C – 30°C arasında ve bağıl nem %80’in altında olmalıdır. Beton, Hazır beton niteliklerine haiz ve en az C30 olmalıdır. Yüzey sertlik testi mohs kalem ile yapılmalıdır.
Taşıyıcı sistemde dinamik veya hidratasyon vb çatlaklar var ise yüklenici firma önceden sorunları izale etmelidir. Soğuk derz veya tabliye plakaları birleşim yerleri var ise bu alanlarda dilatasyon çıtası konulmalıdır. Beton özellikleri için bakınız
Sıkı teknik şartnamelere uyulması, kabarcık oluşumunu, katman ayrılmasını ve erken aşınmayı önler. Profesyonel bir epoksi uygulaması için bu temel kriterlere uyun.
Epoksi Uygulamalarda Çevresel ve Yüzey Koşulları

Sıcaklık: Uygun kürleme için ideal ortam ve zemin sıcaklıkları 10°C ile 30°C arasında olmalıdır. Hava akımı olmamalıdır. Şantiye: Kesintisiz, trafiğin kapanması, 220 ve 380Volt 32 Amper elektirik temini ile üst aydınlatma sağlanmalıdır.
Çiğ Noktası Kontrolü: Bağlantının yoğuşmadan zarar görmesini önlemek için alt tabaka sıcaklığı çiğ noktasının en az 3°C üzerinde olmalıdır.Yüzey Nem Oranı: Betonun nem içeriği 0 – %4 aralığında olmalıdır. Yüzey, kaplama işleminden önce en az 28 gün kurumuş (sağlıklı kürlenmiş) olmalıdır.Ortam Nem Oranı: Uygulama ve ilk kürlenme süresi boyunca bağıl hava nemi %80’in altında kalmalıdır.
Epoksi Uygulamalarda Yüzey Hazırlığı
Mekanik Silim: Beton yüzeyi; kir ve şerbet tabakasını almak, gözenekleri açmak ve mekanik bağ elde etmek için pürüzlendirilmelidir (#16 veya #30 elmas taşlama, kazıma veya mekanik kumlama)Temizlik: Yağ, gres, şerbet ve kürleme bileşikleri de dahil olmak üzere tüm yüzey kirleticileri tamamen temizlenmelidir. Tüm gevşek toz ve parçacıkları gidermek için yüzeydeki ince toz sanayi tip vakum makineleri ile alınmalıdır. Çatlak ve Derz Onarımı: Statik çatlaklar ve genleşme derzleri, ana uygulamadan önce oyulmalı, temizlenmeli ve epoksi bazlı dolgu macunu veya harç ile onarılmalıdır.
Epoksi Uygulamalarda Karıştırma Özellikleri
Oran Kontrolü: Epoksi reçineler ve sertleştiriciler, üreticinin talimatlarına göre ağırlık veya hacim olarak doğru bir şekilde ölçülmelidir (örneğin, tipik olarak 2:1 veya 4:1 oranı).Karıştırma İşlemi: Aşırı hava kabarcığı oluşmasını önlemek için iki bileşeni düşük devirli karıştırıcı (300-400 RPM) kullanarak 3 ila 5 dakika boyunca mekanik olarak karıştırılmalıdır. Malzeme seyi bölünerek veya varil ambalajlardan kullanılacak ise ölçek veya hassas terazi yardımı kullanılmalıdır.Kazıma: Tüm malzemenin homojen bir şekilde karışmasını sağlamak için karıştırma kabının kenarlarını ve dibini periyodik olarak kazıyın.

| Epoksi Uygulamalarda Uygulama ve Kürleme |
Kalınlık ve Kaplama Alanı: Standart yüksek kalınlıkta veya kendiliğinden yayılan kaplamaların kalınlığı genellikle 10 ila 250 mil arasında değişir.Yeniden Boyama Süresi: Boyalı alanı katlar arasında trafiğe açmayın. Ara katları ve son katları belirtilen yeniden boyama süresi içinde (genellikle 8 ila 24 saat) uygulayın. Kuruma Süresi: Zemini yaya trafiğinden en az 24-48 saat, araç trafiğinden 72 saat ve yoğun kimyasal maruziyetinden veya aşınmadan 5-7 gün koruyun.
Epoksi, poliüretan, terrazzo, pandomo gibi yerinde uygulamalar ile ilgili Sıkça Sorulan Sorular
Epoksi, poliüretan ve mikrobeton arasındaki farklar nelerdir, hangisini seçmeliyim?
Epoksi, poliüretan ve mikrobeton sistemlerinin her biri farklı kimyasal yapılara, mekanik dirençlere ve estetik özelliklere sahiptir. Projenizin gereksinimlerine göre en doğru kararı verebilmeniz için farkları ve kullanım alanları şu şekildedir:
1. Epoksi Zemin Kaplama
Yapısı ve Özellikleri: Sert, rijit ve kimyasal maddelere karşı direnci son derece yüksek olan reçine esaslı bir sistemdir. Eksiz (derzsiz) bir yüzey oluşturur.
Artıları: Mekanik mukavemeti çok yüksektir; ağır forklift ve araç trafiğine karşı direnç gösterir. Tozumasız, hijyenik ve kolay temizlenebilir bir yapı sunar.
Eksileri: UV ışınlarına (güneş ışığına) doğrudan maruz kaldığında sararabilir; sert yapısı nedeniyle darbe emme kapasitesi poliüretana göre daha düşüktür.
Kullanım Alanları: Fabrikalar, üretim tesisleri, ağır depolar, otoparklar ve endüstriyel tesisler.
2. Poliüretan Zemin Kaplama
Yapısı ve Özellikleri: Elastik ve esnek yapılı poliüretan reçinelerden oluşan bir zemin sistemidir.
Artıları: Esnekliği sayesinde darbe ve titreşimleri (şokları) absorbe eder, çatlama riski düşüktür. UV dayanımı yüksek türleri sayesinde açık alanlarda veya güneş alan iç mekanlarda sararmadan kullanılabilir. Yürüyüş konforu yüksektir.
Eksileri: Aşırı ağır endüstriyel yükler altında epoksiye kıyasla daha fazla esneme yapabilir.
Kullanım Alanları: Açık otoparklar, teraslar, spor salonları, çocuk oyun alanları, hastane koridorları ve ofisler.
3. Mikrobeton (Dekoratif Çimento Esaslı Sistemler)
Yapısı ve Özellikleri: Çimento ve özel polimer katkıların birleşimiyle ince katmanlar halinde uygulanan minimalist dekoratif kaplamadır.
Artıları: Doğal beton dokusu ve modern, endüstriyel bir estetik sunar. Derzsiz ve kesintisiz yüzey tasarımı sağlar.
Eksileri: Ağır sanayi yüklerine ve forklift trafiğine uygun değildir; daha çok mimari, estetik ve orta yoğunluklu yaya trafiği olan alanlar içindir.
Kullanım Alanları: Mağazalar, kafeler, lüks konutlar, showroomlar ve modern mimari ofis projeleri.
Hangisini Seçmeliyim?
Ağır yük, forklift trafiği ve kimyasal maruziyetin olduğu endüstriyel bir tesis veya depo için kesinlikle Epoksi tercih etmelisiniz.
Dış mekan, güneş alan teras, esneklik veya darbe emniyeti (yürüyüş/spor konforu) gerektiren alanlar için Poliüretan seçmelisiniz.
Minimalist, modern, beton dokulu ve estetiğin ön planda olduğu ev, mağaza veya ofis zeminleri için Mikrobeton doğru tercih olacaktır.
Projenizin yapılacağı alanın fiziksel şartlarını (kapalı/açık alan, trafik yoğunluğu vb.) paylaşırsanız, sizin için en uygun sistemi birlikte netleştirebilir
Açık alanlarda (balkon, teras, bahçe) hangi zemin kaplama malzemesi kullanılmalıdır?
Açık alanlarda (balkon, teras, açık otopark ve bahçe çevreleri) kullanılacak zemin kaplama malzemesinin suya, don olaylarına, yoğun UV ışınlarına (güneşe) ve hava şartlarının getirdiği sıcaklık değişimlerine karşı son derece dayanıklı olması gerekir. Bu şartları en iyi karşılayan malzemeler şunlardır:
1. Polyurea ve Poliüretan İzolasyon Esaslı Sistemler (Teras ve Balkonlar İçin)
Neden Tercih Edilmeli? Açık teras ve balkonlarda en büyük sorun su sızıntılarıdır. Polyurea ve poliüretan bazlı sistemler, eksiz (derzsiz) uygulanmaları ve yüksek elastikiyetleri sayesinde binaları %100 su yalıtımı ile korur.
Özellikleri: UV dayanımlı son kat kaplamaları sayesinde güneş ışığından sararmaz veya çatlamaz. Binanın yapısındaki genleşme ve büzülme hareketlerine karşı esneyerek uyum sağlar.
2. Taş Halı / Taş Mozaik Kaplamalar (Balkon, Teras ve Havuz Kenarları İçin)
Neden Tercih Edilmeli? Doğal taş granüllerinin (mermer veya kuvars) özel şeffaf reçinelerle harmanlanarak zemine uygulanmasıyla elde edilen dekoratif ve geçirgen bir sistemdir.
Özellikleri: Su geçirgen yapısı sayesinde yağmur sularını yüzeyde biriktirmez, alta sızdırır veya drene eder; bu sayede su birikintisi ve donma riski oluşmaz. Kaydırmaz yüzeyiyle özellikle açık alanlarda ve havuz kenarlarında güvenlidir.
3. Akrilik Zemin Kaplamaları (Bahçe Yürüyüş Yolları ve Spor Alanları İçin)
Neden Tercih Edilmeli? Açık hava spor sahaları, yürüyüş yolları ve rekreasyon alanları için özel olarak geliştirilmiş akrilik bazlı reçine sistemleridir.
Özellikleri: Güneş ışığına ve solmaya karşı olağanüstü dirençlidir. Su bazlı ve nefes alabilen yapıları sayesinde dış mekan koşullarına mükemmel uyum sağlar.
Açık Alan Seçiminde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Kural:
Kapalı mekanlarda (örneğin fabrikalarda veya iç mekan depolarında) harikalar yaratan standart epoksi sistemleri UV ışınlarına (güneşe) maruz kaldıklarında kısa sürede sararır, tebeşirlenir ve yapısal olarak bozulur. Bu yüzden açık balkon, teras ve bahçelerde kesinlikle epoksi değil; poliüretan, polyurea veya akrilik esaslı sistemler tercih edilmelidir.
Zemin kaplama fiyatları metrekare (m²) bazında ne kadar ve maliyeti etkileyen faktörler nelerdir?
Zemin kaplama projelerinde metrekare ($m^2$) fiyatları; seçilen malzemenin türüne, kalitesine ve projenin teknik gereksinimlerine göre çok geniş bir aralıkta değişiklik gösterir. Piyasada standart epoksi boya uygulamalarından ağır hizmet tipi endüstriyel sistemlere, PVC/LVT kaplamalardan dekoratif mikrobeton veya terrazzo uygulamalarına kadar pek çok farklı fiyat seviyesi bulunur.
Maliyeti ve metrekare birim fiyatlarını doğrudan etkileyen ana faktörler şunlardır:
1. Malzeme Türü ve Kalitesi
Epoksi ve Poliüretan Sistemler: Uygulanan katman sayısına (astar, ara kat, self-leveling, son kat) ve reçinenin kalitesine (örneğin standart epoksi ile kimyasal/ağır yük dayanımlı C5 VH Novalak sistemler) göre metrekare maliyeti değişir.
PVC ve LVT Kaplamalar: Rulo PVC, karo PVC veya kilitli/yapıştırmalı LVT zeminler malzeme kalitesine ve tasarıma bağlı olarak farklı fiyatlandırmalara sahiptir.
Dekoratif Sistemler (Mikrobeton / Terrazzo): İşçilik detayları, el işçiliği gerektiren uygulama teknikleri ve kullanılan özel çimento/polimer karışımları nedeniyle endüstriyel sistemlerden farklı bir maliyet ölçeğine sahiptir.
2. Zeminin Mevcut Durumu ve Hazırlık Maliyetleri
Yüzey Bozuklukları: Zeminde derin çatlaklar, çukurlar, yağ lekelenmeleri veya kot farkları varsa; bu alanların tamir harçları, özel macunlar veya tesviye şaplarıyla düzeltilmesi ek maliyet oluşturur.
Mevcut Kaplamanın Sökümü: Eski seramik, epoksi veya halı gibi kaplamaların sökülmesi ve bertaraf edilmesi gerekiyorsa işçilik süresi ve maliyeti artar.
Zeminin Nem Durumu: Özellikle beton altındaki yüksek nem oranı, özel rutubet bariyeri astarlarının kullanımını zorunlu kıldığı için bütçeyi etkiler.
3. Projenin Büyüklüğü (Metrekare)
Küçük metrekareli alanlarda (örneğin küçük bir ofis veya daire) sabit mobilizasyon, nakliye ve işçilik maliyetleri toplam ücrete daha yüksek oranda yansır.
Büyük endüstriyel tesisler, fabrikalar veya otopark projelerinde (yüksek metrekarelerde) birim maliyetler daha avantajlı ölçek ekonomisine oturabilir.
4. Mekanın Kullanım Amacı ve Teknik Gereksinimler
Alanın yoğun bir forklift trafiğine mi, kimyasal maruziyete mi, yoksa sadece estetik/yaya trafiğine mi maruz kalacağı kullanılacak malzemenin kalınlığını ve kalitesini belirler. Ağır hizmet şartları daha kalın katmanlar (örneğin 3-5 mm ve üzeri) gerektirdiği için maliyeti doğrudan artırır.
Doğru ve net bir metrekare maliyeti çıkarılabilmesi için öncelikle keşif yapılarak zeminin yapısının incelenmesi ve ihtiyaca en uygun sistemin belirlenmesi en sağlıklı yöntemdir.
Endüstriyel zemin kaplamaları (fabrika, depo, otopark) evlerde dekoratif amaçla kullanılabilir mi?
Mikrobeton / Pandomo / Dekoratif Çimento Sistemleri: Evlerde en çok tercih edilen sistemdir. Doğal beton dokusu ve mat/ipeksi görünümüyle özellikle modern, endüstriyel veya minimalist tarzı benimseyen evlerde salon ve mutfak zeminlerine harika bir estetik katar.
Şeffaf veya Renkli Epoksi / Poliüretan Kaplamalar: Evlerin mutfak tezgah aralarında, banyolarında veya doğrudan zeminlerinde eksiz (derzsiz), parlak ve tek renk (veya 3D/dekoratif desenli) yüzeyler elde etmek için kullanılır.
2. Ev Dekorasyonundaki Avantajları Nelerdir?
Derzsiz ve Kesintisiz Görünüm: Klasik seramik veya parkelerdeki derz araları olmadığından, ev içerisinde kesintisiz ve akışkan bir alan hissi yaratır; mekanı daha geniş ve ferah gösterir.
Mükemmel Hijyen ve Kolay Temizlik: Toz, kir ve bakteri barındırmaz. Ev içi hijyeni üst seviyede tutar, antialerjik bir ortam sağlar. Suya karşı tam dirençli olduğu için banyo ve mutfaklarda sıklıkla tercih edilir.
Kişiselleştirilebilir Tasarım: Evin genel dekorasyonuna, mobilya renklerine veya tarzına uygun olarak istenilen RAL renklerinde, mat, yarı mat veya parlak bitişlerle uygulanabilir.
Evlerde Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler:
Yüzey ve Zemin Altı Nem Durumu: Evlerde (özellikle zemin katlarda veya müstakil evlerde) zemin nemi kritik önem taşır. Nem izolasyonu yapılmamış zeminlerde epoksi veya benzeri kaplamalar kabarma yapabilir; bu yüzden doğru astar ve yalıtım çözümleri şarttır.
Çizilme ve Konfor: Endüstriyel epoksiler çok serttir ancak ev ortamında sivri eşyaların düşmesine veya ağır mobilyaların sürünmesine karşı ev tipi koruyucu laklar (mat poliüretan son katlar) ile desteklenmelidir. Ayrıca endüstriyel tip ağır reçineler yerine, konutlara uygun dekoratif formülasyonlar seçilmelidir.
En uzun ömürlü ve aşınmaya en dayanıklı zemin kaplama hangisidir?
Endüstriyel ve ticari alanlarda en uzun ömürlü ve aşınmaya en dayanıklı zemin kaplama sistemi, ağır mekanik yüklerin, forklift trafiğinin ve sert kimyasal etkilerin bulunduğu ortamlarda kusursuz performans gösteren Ağır Hizmet Tipi Epoksi ve Dökme Terrazzo sistemleridir.
Kullanım amacına göre bu en dayanıklı seçenekler şu şekilde öne çıkar:
Endüstriyel ve Ağır Yük Alanları İçin: C5 VH Novalak epoksi kaplamalar veya kalın katmanlı (3-5 mm ve üzeri) endüstriyel self-leveling epoksi sistemleri, yüzeyin darbe dayanımını ve mekanik mukavemetini en üst düzeye çıkardığı için en uzun ömürlü çözümdür. Doğru bir astar ve uygulama ile on yıllarca deforme olmadan kullanılabilir.
Yoğun Yaya Trafiği ve Mimari Alanlar İçin: Alışveriş merkezleri, havalimanları, hastaneler ve kamusal binalar gibi hem çok yoğun yaya trafiğine maruz kalan hem de estetiğin önemli olduğu yerlerde Dökme Terrazzo Sistemleri, mermer ve granit agragatlarının özel reçinelerle bütünleşen yapısı sayesinde binanın ömrüyle eş değer bir dayanıklılık sunar.
Özetle, maksimum aşınma direnci ve uzun ömür arıyorsanız, mekanın trafiğine (forklift mi, yaya mı?) ve kimyasal maruziyetine uygun olarak tasarlanmış kalın katmanlı epoksi veya terrazzo sistemleri en güvenilir yatırımdır.
Mevcut fayans, seramik veya beton üzerine kırmadan zemin kaplaması yapılabilir mi?
Evet, mevcut fayans, seramik veya beton zeminlerinizi kırmadan, sökmeden ve moloz masrafı çıkarmadan üzerine doğrudan zemin kaplaması yapmak kesinlikle mümkündür.
Günümüz teknik ve kimyasal çözümleri sayesinde eski kaplamaların üzerine kusursuz bir şekilde tutunan uygulamalar yapılabilmektedir. Duruma göre izlenen yöntemler şunlardır:
1. Mevcut Seramik ve Fayans Üzerine Uygulama
Zorluklar: Seramiklerin yüzeyi kaygan ve sırlıdır; derz araları ise çukurludur. Doğrudan malzeme dökülürse zamanla derz izleri belli olabilir veya tutunma sorunu yaşanabilir.
Çözüm / Uygulama Yöntemi:
Öncelikle yüzeydeki yağ, kir ve sabun kalıntıları iyice temizlenir.
Seramiklerin üzerine epoksi veya poliüretan sistemlerin seramik yüzeye tutunmasını (ankraj yapmasını) sağlayan özel tutunma artırıcı epoksi astar (primer) uygulanır.
Derz boşlukları ve yüzeydeki olası eşitsizlikler özel epoksi macunlar veya dolgu harçlarıyla sıfırlanarak yüzey düzleştirilir.
Bu hazırlığın ardından istenilen Epoksi, Poliüretan, Mikrobeton veya 3D kaplama katmanları güvenle dökülerek yepyeni, eksiz bir zemin elde edilir.
2. Mevcut Beton Üzerine Uygulama
Zorluklar: Beton yüzeyler zamanla tozuyabilir, yağ emmiş olabilir veya kılcal çatlaklar barındırabilir.
Çözüm / Uygulama Yöntemi:
Beton yüzeydeki zayıf şap tabakası ve tozun giderilmesi için beton silim makineleriyle hafif bir kazıma/silim yapılabilir (böylece gözenekler açılır).
Varsa yağ lekeleri temizlenir, çatlaklar tamir harçlarıyla doldurulur.
Derine nüfuz eden epoksi astar atılarak beton tamamen sabitlenir ve üzerine ana zemin kaplaması uygulanır.
Kırmadan Uygulamanın Avantajları Nelerdir?
Maliyet Tasarrufu: Eski seramiklerin kırılması, hafriyatın (molozun) toplanması, taşınması ve yeni şap atılması gibi ciddi işçilik ve nakliye maliyetlerini ortadan kaldırır.
Zaman Kazancı: Günlerce süren kırma ve hafriyat süreci yaşanmadığı için projeler çok daha kısa sürede tamamlanır.
Minimum Toz ve Gürültü: Özellikle aktif kullanılan iş yerlerinde, mağazalarda, fabrikalarda veya evlerde etrafa toz ve gürültü yayılmadan temiz bir tadilat imkanı sunar.
Mevcut zemininizin durumu (seramik mi, ham beton mu?) ve üzerine hangi sistemi uygulamayı düşündüğünüz hakkında bilgi verirseniz, en doğru hazırlık aşamasını birlikte planlayabiliriz.
Zemin kaplamaları su yalıtımı (izolasyon) sağlar mı?
Zemin kaplamaları, seçilen ürünün türüne ve uygulama detaylarına bağlı olarak güçlü bir su yalıtımı (izolasyon) sağlayabilir, ancak her zemin kaplaması doğrudan su yalıtımı amacıyla üretilmemiştir.
Bu durumu türlerine göre şu şekilde inceleyebiliriz:
Su Yalıtımı Sağlayan Sistemler:
Polyurea ve Poliüretan İzolasyon Sistemleri: Elastik yapıları ve eksiz (derzsiz) uygulanabilme özellikleri sayesinde teraslarda, açık otoparklarda, ıslak hacimlerde ve çatılarda %100 su yalıtımı sağlamak amacıyla özel olarak geliştirilmiştir. Su geçişine karşı tam direnç gösterirler.
Özel Formüllü Epoksi Sistemleri: Standart epoksi kaplamalar suyu alt kata geçirmez (su geçirimsizlik özelliği vardır) ancak tam anlamıyla bir teras veya çatı yalıtım membranı değillerdir. Yine de doğru astar ve kalınlıkta uygulandıklarında depo, fabrika ve zemin katlarda rutubet ve suya karşı etkili bir bariyer oluştururlar.
Su Yalıtımı Sağlamayan veya Yetersiz Kalan Sistemler:
Mikrobeton ve Dekoratif Çimento Esaslı Sistemler: Yapıları gereği gözenekli olmasa da tek başına elastik bir yalıtım katmanı değillerdir; bu yüzden ıslak zeminlerde veya dış mekanlarda mutlaka altlarında profesyonel bir su yalıtım katmanı (membran veya sürme yalıtım) gerektirirler.
Özetle: Eğer amacınız teras, çatı, balkon veya su sızıntısı riski olan bir alanı izole etmekse, standart epoksi yerine Polyurea veya Poliüretan bazlı yalıtım sistemlerini tercih etmeniz gerekir.
Uygulama yapacağınız alanın konumu (açık alan, çatı, zemin kat veya depo) nedir? Size en doğru sistemi önerelim.
Zemin kaplama uygulamalarında astar kullanımı neden zorunludur?
Zemin kaplama uygulamalarında astar (primer) kullanımı teknik olarak asla atlanmaması gereken, tüm sistemin kalitesini ve ömrünü belirleyen en kritik aşamadır. Astar kullanılmasının zorunlu olmasının başlıca nedenleri şunlardır:
Mükemmel Yapışma (Aderans) Sağlar: Beton veya şap yüzeyler gözle pürüzsüz görünse bile mikroskobik düzeyde gözenekli ve tozlu yapılardır. Özel reçine esaslı astar, bu gözeneklerin en derinine kadar nüfuz ederek üstüne uygulanacak epoksi, poliüretan veya diğer kaplama katmanlarının betona sımsıkı tutunmasını (ankraj olmasını) sağlar. Astar olmazsa kaplama bir süre sonra zeminden kabararak kopabilir.
Beton Tozumasını Keser ve Sabitler: Zemin yüzeyindeki zayıf, tozuyan beton parçacıklarını birbirine bağlayarak yekpare, sağlam ve taşıyıcı bir alt tabaka oluşturur.
Nem ve Gaz Kabarcıklarını Engeller: Beton içerisindeki kılcal boşluklarda bulunan hava veya nem, sıcaklık değişimleriyle birlikte yukarı doğru hareket etmek ister. Astar bu gözenekleri kapatarak ileride kaplamanın altında hava kabarcıklarının (baloncukların) oluşmasını ve kaplamanın bu yüzden delinmesini önler.
Malzeme Sarfiyatını Optimize Eder: Eğer astar kullanılmazsa, gözenekli ve emici olan beton yüzey, üzerine dökülecek olan daha maliyetli ana katman reçinelerini (self-leveling vb.) sünger gibi emer. Astar, bu emiciliği kapatarak ana malzemenin zemine boşuna gömülmesini engeller ve maliyeti düşürür.
Kısacası astar, zemin kaplamasının binanın temeli gibidir; atılması durumunda üst katmanların ömrü kısalır ve kısa sürede deformasyonlar kaçınılmaz olur.
3D (üç boyutlu) ve likit cam epoksi kaplama nasıl yapılır?
3D (üç boyutlu) ve likit cam epoksi kaplama, doğru teknik ve hazırlık gerektiren, mekanlara derinlik katan göz alıcı bir dekoratif zemin uygulamasıdır. Bu uygulama, özel olarak tasarlanmış yüksek çözünürlüklü bir görselin zemin üzerine yapıştırılması ve üzerine şeffaf, parlak (cam görünümlü) bir epoksi katmanı dökülmesi mantığıyla yapılır.
Adım adım uygulama süreci şu aşamalardan oluşur:
1. Zemin Hazırlığı ve Primer (Astar) Uygulaması
Yüzey Temizliği: Uygulama yapılacak beton zemin tamamen tozdan, kirden, yağdan ve nemden arındırılmalıdır. Zemin pürüzsüz ve sağlam olmalıdır.
Astar (Primer) Katmanı: Betona derinlemesine nüfuz eden ve aderansı (tutunmayı) artıran özel bir epoksi astar katı rulo veya mala yardımıyla uygulanır. Bu kat, betonun havalandığını keser ve üst katların zemine kusursuz yapışmasını sağlar.
Epoksi zemin kaplama uygulandıktan kaç gün sonra üzerinde yürünebilir veya araç trafiğine açılabilir?
Epoksi zemin kaplama uygulandıktan sonra üzerinde yürünebilmesi ve araç trafiğine açılabilmesi, kullanılan reçinenin türüne, katman kalınlığına, mekanın sıcaklığına ve havalandırma koşullarına bağlı olarak değişir. Genellikle standart bir epoksi sisteminin kürlenme (kuruma) süreçleri şu aşamalardan oluşur:
Yaya Trafiği (Hafif Yürüyüş): Genellikle uygulamadan 24 ila 48 saat sonra zemin üzerinde dikkatli bir şekilde (yumuşak tabanlı ayakkabılarla) yürümek mümkündür.
Hafif Yük ve Mobilya Yerleşimi: Malzemenin kimyasal direncini ve sertliğini büyük ölçüde kazanması için 3 ila 5 gün beklenmesi önerilir.
Ağır Araç Trafiği ve Forklift Kullanımı: Epoksinin tam mekanik ve kimyasal direncine (nihai kürlenmesine) ulaşması genellikle 7 gün (1 hafta) sürer. Yoğun forklift trafiği, endüstriyel yükler veya araç park alanları için en az 7 gün beklenmesi zemin ömrü açısından şarttır.
Not: Ortam sıcaklığı kuruma süresini doğrudan etkiler; soğuk havalarda kürlenme süresi uzarken, ideal sıcaklık şartlarında (genellikle 20°C – 25°C) süreç daha hızlı tamamlanır.
Epoksi uygulaması sırasında veya sonrasında koku yapar mı, sağlığa zararlı mıdır?
Uygulama Sırasında: Evet, sıvı epoksi reçineler ve sertleştiriciler (özellikle solvent bazlı veya bazı özel formülasyonlu sistemler) uygulama aşamasında ve kürlenme (kuruma) sürecinin ilk birkaç saatinde kimyasal bir koku yayarlar. Bu nedenle uygulama yapılan alanın mutlaka iyi havalandırılması gerekir.
Kürlendikten Sonra (Kurutuktan Sonra): Malzeme tamamen kuruyup (kürlenerek) sertleştikten sonra kokusu tamamen kaybolur. Standart, kaliteli ve doğru oranlarda karıştırılmış epoksi zeminler kuruduktan sonra koku yaymaz.
2. Sağlığa Zararlı mıdır?
Sıvı Haldeyken (Uygulama Esnasında): Malzemenin henüz sıvı olduğu ve kimyasal reaksiyona girdiği uygulama aşamasında solunması veya ciltle doğrudan temas etmesi zararlı olabilir. Bu aşamada uygulayıcıların maske, eldiven ve koruyucu ekipman kullanması, ortamın ise havalandırılması şarttır.
Kürlendikten Sonra (Kullanım Aşamasında): Tamamen sertleşmiş ve reaksiyonunu tamamlamış kaliteli bir epoksi zemin sağlığa zararlı değildir. Hatta sağladığı eksiz (derzsiz) ve tozumasız yüzey yapısı sayesinde bakteri, toz ve kir barındırmadığı için hastanelerde, laboratuvarlarda, gıda üretim tesislerinde ve evlerde güvenle tercih edilir.
Özellikle gıda tesisleri, hastaneler veya yaşam alanları için uygulama yapılırken, gıda temasına uygun (solvent içermeyen) ve sertifikalı epoksi sistemlerinin tercih edilmesi güvenliği en üst düzeye çıkarır.
Poliüretan zemin kaplamanın epoksiden farkı nedir? Neden poliüretan tercih edilmelidir?
Temel Farklar
Esneklik ve Darbe Dayanımı: Epoksi sert, rijit ve kırılgan bir yapıya sahipken; poliüretan esnek ve elastiktir, bu sayede darbe ve titreşimleri çok daha iyi emer.
UV ve Güneş Işığı Dayanımı: Epoksi zeminler doğrudan güneş ışığı aldığında zamanla sararabilir ve özellik yitirebilir. Poliüretanın UV direnci yüksek olan türleri ise güneş alan alanlarda sararma yapmadan güvenle kullanılabilir.
Sıcaklık Değişimleri: Poliüretan, yüksek sıcaklık farklarına ve termal şoklara karşı epoksiye göre daha iyi esneme toleransı gösterir.
Kullanım Alanı Odaklı Yapı: Epoksi ağır fabrika trafiği, forkliftler ve kimyasal direnç gerektiren endüstriyel zeminler için idealdir; poliüretan ise esneklik, konfor veya dış mekan uyumluluğu gerektiren alanlarda öne çıkar.
Neden Poliüretan Tercih Edilmelidir?
Esneklik ve Şok Absorbsiyonu Gerekdiğinde: Spor salonlarında, koşu yollarında veya çocuk oyun alanlarında düşmelere karşı darbe emilimi sağladığı ve sporcu sağlığını koruduğu için tercih edilir.
Açık Alanlar veya Güneş Alan Yerler: Teraslar, açık otoparklar, balkonlar veya cam cepheli bol güneş alan iç mekanlarda UV dayanımı sayesinde bozulma ve sararma yapmadığı için seçilir.
Yürüyüş Konforu: Ofisler, hastane koridorları veya uzun süre ayakta kalınan ticari alanlarda ayak altına yumuşaklık ve ergonomik konfor hissi verir.
Akustik Performans: Adım seslerini ve yankıyı sert zeminlere kıyasla daha iyi sönümleyerek daha sessiz bir mekan akustiği oluşturur.
Spor salonları ve çocuk oyun alanlarında neden poliüretan zemin kaplama kullanılır?
1. Epoksi Zemin Kaplama
Kimyasal Yapı ve Özellikler: Sert, dirençli ve kimyasal maddelere karşı yüksek direnç gösteren bir reçine sistemidir. Monolitik (eksiz/derzsiz) bir yüzey oluşturur.
Artıları: Mekanik mukavemeti çok yüksektir, ağır forklift ve araç trafiğine dayanır; sıvıyı, yağı ve tozu hapseder, kolay temizlenir.
Eksileri: UV ışınlarına karşı (sararma riski nedeniyle) doğrudan dış mekanlarda hassasiyet gösterebilir; sert yapısı nedeniyle darbe emici özelliği poliüretana göre daha düşüktür.
En İyi Kullanım Alanları: Fabrikalar, üretim tesisleri, depolar, otoparklar, hastaneler, laboratuvarlar ve endüstriyel tesisler.
2. Poliüretan Zemin Kaplama
Kimyasal Yapı ve Özellikler: Elastik, esnek ve poliüretan bazlı reçinelerden oluşan bir sistemdir.
Artıları: Esnek yapısı sayesinde darbe ve titreşimleri absorbe eder, çatlama riski düşüktür. UV dayanımı yüksek olan türleri sayesinde dış mekanlarda veya güneş alan iç mekanlarda güvenle kullanılabilir. Yürüyüş konumu rahattır (hafif yumuşaklık hissi verir).
Eksileri: Aşırı ağır endüstriyel yükler altında epoksiye kıyasla daha fazla iz yapabilir veya esneyebilir.
En İyi Kullanım Alanları: Açık otoparklar, spor salonları, teraslar, hastane koridorları, ofisler ve hafif ticari alanlar.
3. Mikrobeton (Pandomo / Dekoratif Sistemler)
Kimyasal Yapı ve Özellikler: Çimento ve özel polimer katkıların birleşiminden oluşan, ince katmanlar halinde uygulanan dekoratif bir kaplamadır.
Artıları: Doğal beton görünümü (endüstriyel ve minimalist estetik) sunar. Derzsizdir, duvar ve zeminlerde kesintisiz modern bir tasarım sağlar.
Eksileri: Epoksi veya endüstriyel poliüretanlar kadar ağır sanayi yüklerine uygun değildir; daha çok estetik, mimari ve orta yoğunluklu trafik alanları içindir.
En İyi Kullanım Alanları: Mağazalar, kafeler, lüks konutlar, ofisler, showroomlar ve modern mimari projeler.
Ağır yük, forklift trafiği, kimyasal dökülme riski ve endüstriyel bir tesis için kesinlikle Epoksi tercih etmelisiniz.
Dış mekan, güneş alan teras, esneklik gerektiren alanlar veya darbe emniyeti / yürüyüş konforu ön plonplaysa Poliüretan seçmelisiniz.
Minimalist, modern, beton dokulu ve mimari açıdan estetik (mağaza, ofis veya ev zemini gibi) bir görünüm istiyorsanız Mikrobeton doğru tercih olacaktır.